Sen Peygamber Olduğunu Söylediğinde

Sen vefat ettiğinde ey Muhammed!

‘Er-Refiku’l-a’la’ deyip
Medine sokaklarından çekildiğinde
Gözler seni arayıp karşılaşmayınca gözlerinle
Ömer bile yenilince sensizliğin hüznüne
Başlangıcı yineledi Sadakat çiçeğin
Peygamber ikliminden derin bir soluk alıp
Yıldızlarının ağırlaşan hüznünü dağıttı:
Kim Muhammed’e tapıyorsa, bilsin ki o ölmüştür.
Kim ki Allah’a tapıyor, bilsin ki Allah ölümsüzdür.
Peygamber olduğunu söylediğinde Sen,
Ey örtüsüne bürünen!
Herkesten önce
Mekke kadınlarının en kutlusu inandı Sana.
Hüveylid’in kızı
Fatıma’nın annesi.
Sana öyle bir aşk ile bağlı
Sana öylesine düşkündü ki
Vahyin sahibi
Sana muhabbeti aşkına,
Ona selam iletti…
-

Sen peygamber olduğunu söylediğinde ey Nebi!
Amcan Ebu Talib’in çocuklarından
En cesur olanı tasdik etti Seni.
Önce o inandı Abdulmuttalip oğullarından
Önce o biat etti Sana.
Harun, Musa için ne idiyse,
Ali öyle oldu Sana.
Kardeşin oldu
Vezirin
Hicret öncesi vekilin.
Kızın Fatıma’ya eş,
Ehl-i beytin en sevimlileri
Cennet gençlerinin efendilerine baba oldu.
Sen ilmin şehriydin
O kapısı oldu.

Sen peygamber olduğunu söylediğinde ey Muhammed!
Seni babasına tercih eden,
Harise’nin oğlu inandı Sana.
Köleler arasında ilk o uydu çağrına.
Evlatlığın oldu
Vekilin.
Mute’de sancağını önce ona vermiştin.

Sen peygamber olduğunu söylediğinde Ey Muhammed!
Hayatıyla ve malıyla
Seni doğruladı Ebu Kuhafe’nin oğlu.
İlkin o inandı Mekke’deki erlerden
Kardeşin oldu, arkadaşın, yoldaşın…
Bir Sadakat çiçeğiydi bahçende yetişen
Güneş ümmetinden ondan daha hayırlısının üzerine
hiç doğmadı.
Ay hiç şavkımadı alnında ondan başkasının.
Tüm güzel kokuların sahibi oldu Sadakat çiçeğin
Tüm güzelliklerin…

Müşriklerin baskısı artınca Mekke’de
Siyahi bir kadının oğlu
Ay parçası gibi yükseldi şirkin karanlığında
Batıl hükmünü kaybetme kaygısıyla kırbaçlarda şakıdı
Köleler kulluğa ulaştıkça özgür kaldılar
Bedenlerinde şakıyan kırbaçlar
üstüne yatırıldıkları kızgın kumlar bozmadı özgürlüklerini
Ve Ümeyye’nin kölesi zulmün arenasında biatını tazeledi.
Sen dedin ve Sadakat çiçeğin
Ümeyye’den satın aldı Bilal’i.

Gönlünde Sen vardın diye
Siyah, ilk defa
Asalet katıyordu bir köleye…

Şimdi bindörtyüz yıldır minarelerde
Bir Bilal sesine hasret yüreklerimiz
Senin rayihan olurdu
onun dalga dalga yayılan sadasında
Ezana durduğunda Bilal,
Bilal, ezana durduğunda.
Ezanı, Sen kokardın.
Ezanı Sen…

Bir Cevap Yazın