Öyleyse ölüm zaten hazır olunan bir iklime taşınmaktan öte nedir ki?

IMG_20121028_082427
Öleceğim
Her nefis gibi tadacağım ölümü ben de
Dualarımda hep
Allahın elimi hiç bırakmaması var
Yolculuğum boyunca
Bir an bile
Beni hiç yalnız bırakmaması
müslüman olarak yaşayıp
müslüman olarak ölmek istiyorum
Ve sonra Yusuf peygamberin duasındaki gibi
haşrolmayı.
Hani korkmuyor da değilim akıbetimden
onca ümidime rağmen.

Herkese nasip olmaz, tadına vararak ölmek.
Artık olmayacak hayatın gerekleri, düşünün.
Artık yorulmayacağım.
Sebeplerin hükmü kalmayacak artık.
yorulmayacak ve dinlenmeyeceğim.

Öldüğümde
bir cendereden geçerek
elmas ruhlarla kömür ruhların mutlak ayrıldığı bir cendereden geçerek
kalbimin sahibine teslim olacağım
kitaptaki vaadlerin sahibine.
Bütün isimleri doğrudan yansıyacak artık
Bütün sıfatları.
Er-Rahman, Er-Rahim, El-Cemil, El-Celil, el-Emin
O’nun rahmet ikliminde olacağım
Bütün güzel isimlerinin renklendirdiği iklimde.
Şimdiye kadar hiç olmadığım kadar emin
şimdiye dek hiç olmadığım kadar güvenli bir iklimde
korku olmayacak
hüzün, telaş, endişe ve mecburiyetler olmayacak bu iklimde
emniyette olacağım.
Huzur içinde.
Huzurda.

Herkes aynı lezzeti almaz aynı sofradan
Kalbim o iklimin renklerini hangi tonlarda taşırsa,
ancak o kadar huzurlu olur dünyam.

Öyleyse ölüm,
zaten hazır olunan bir iklime taşınmaktan öte nedir ki?

Bir Cevap Yazın