İnsan, ‘Eşref-i mahlûkat’ olma vasfını yitirdi

Modern hayat
İnsana Allah’ı unutturdu.
Ve hatırlatmasın diye Allah’ı
Unutturdu nefsini
ve şeytanı unutturdu.
Bütün aşkın ve müteâl bağlardan koparıp
dünyaya hapsetti onu.
Böylelikle kaybetti
kendini bilme halini insan.
Dünyevîleşti ve
‘eşref-i mahlûkat’ olma vasfını yitirdi.

Ancak hep devam etti
nefis ve şeytanın
yönlendirmeleri.
Kendi isteğiyle tâbi oldu onlara insan.
Onların yönlendirmelerini
kendi talepleri bildi.
Öyle zannetti.
Nefis ve şeytanın modern bir oyunuydu bu:
Sesimi duy,
adımı anma,
unut adımı,
ama sözümü dinle!
Onu kendi hevesin kabul et,
kendinden bil.
kendin zannet.

Yine de devam etti huzursuzluğu
modern zamanlarda insanın.
Zorlandı yetişmekte arzularına.
Her isteğini yapması
yetmedi onu huzurlu kılmaya.
Oysa fıtrat ve vicdan,
bozulmamışsa tefessüh edip
modern insanın
bulabilmesi için kendini
en güçlü bir dip akıntı gibi
aralayacak hakikati örten perdeleri.

Nefsi bilince
Şeytanı hatırlayacak insan.
Şeytanı bilince,
Allah’ı hatırlayacak.
Ve hatırlayacak
nefis ve şeytanın
en büyük düşmanı olduğunu.
Kendi savaşını,
mücadelesini,
mücahedesini hatırlayacak.

Nefsini bilince
bilecek Rabbini.
Allah’ım bize, unutturma bizi.
Unutturma nefsimizi.